Merhaba!
Dot Türkiye olarak, çocuk beslenmesi ve seçici yeme üzerine çalışan Diyetisyen Beril Uzundere ile çocukların besinlerle kurduğu ilişkiyi konuştuk.
Çünkü biliyoruz ki seçici yeme, çocukluk döneminde sık karşılaşılan bir durumdur ve birçok ebeveyn "çocuğum yemek seçiyor, ne yapmalıyım?" sorusunu sorar.
Beril Hanım’ın ilk cümlesi aslında her şeyi özetliyor:
“Bir çocuğun bir besini kabul etmesi çoğu zaman 10 kez hatta daha fazla denemeden sonra gerçekleşir.”
Çocuğunuz bir lokmada yüzünü buruşturabilir.
Tabağı itebilir.
Hiç tatmak istemeyebilir.
Ama bu, o besini hiçbir zaman sevmeyeceği anlamına gelmez.
Beril Hanım bunu şöyle açıklıyor:
Bazen sadece tabağında görmeye alışması bile sürecin bir parçasıdır. Yani aslında yemek yemek, çocuklar için doğrudan bir eylem değil — bir keşif süreci.
Seçici yeme sürecinde en kritik nokta şu:
Bunun yerine:
çok daha etkili.
Beril Hanım’ın vurguladığı gibi:
“Sabır ve tekrar, bu sürecin en güçlü araçları.”
Tam da bu noktada Dot devreye giriyor.
Dot’un içinde yer alan sayfalar, çocukların besinlerle tabağa gelmeden önce ilişki kurmasını sağlar.
Beril Hanım da bu yaklaşımı özellikle destekliyor:
“Çocukların besinlerle ilişki kurması, çoğu zaman tabağa gelmeden önce başlar.”

Araştırmalar da bunu destekliyor:
Mutfağa dahil olan çocuklar, yeni besinleri denemeye daha açık oluyor.
Evde çok küçük dokunuşlarla bu süreci destekleyebilirsiniz:
Bu aktiviteler sadece oyun değil —
beslenme davranışının temeli.
Beril Hanım’a göre çoğu çocuk için süreç şöyle:
1. Keşfeder.
2. Tadına bakar.
3. Yemeye başlar
Bu yüzden:
Ama süreç devam ettiğinde değişim başlar.
Sonuç: Sabır, Tekrar ve Güven
Çocuğunuz bir besine “hayır” dediğinde, aslında sürecin başındasınız.
Pes etmek yerine:
Ve en önemlisi, süreci bir mücadele değil bir keşif yolculuğu olarak görün.